Kullanıcı Adı :
Kulanıcı Adınız Boş
 
 
Şifre :
Şifreniz Boş
 
   
   
   
   
   

Aktif Ziyaretçi :
0
Bugünkü Ziyaretçi : 48
Toplam Ziyaretçi : 76198
     
   
     
     
 
Anasayfa » 
* Beş Bölgeden Oluşan Ankara Atatürk Kültür Merkezi Alanının Geleceği 40. Milli Komite Toplantısı’nda Görüşüldü 05.06.2008

 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bir süredir Ankara'nın tüm dönemlerine tanıklık etmiş, kent merkezinde ve beş bölgeden oluşan Atatürk Kültür Merkezi Alanına dair gelişmeleri her dönemde olduğu gibi bu yönetim döneminde de kaygıyla izlemekteyiz. AKM alanına yönelik alınan kararlar her zaman olduğu gibi yine alanın geleceğine yönelik tehditler içermektedir.

Ankara Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Alanı, bazı kurumların talepleri doğrultusunda parçalanmaktadır.

2302 sayılı kanunla 1980 yılında sınırları belirlenmiş olan Atatürk Kültür Merkezi Alanı müzeler, sahneler, toplantı salonları, sergi alanları, arşiv ve kitaplıklar, atölyeler vb. sosyal ve kültürel bir merkez olması hedeflenerek Özel bir Kanun ile korunma altına alınmıştır.

Atatürk Kültür Merkezi Alanı, başkent Ankara'nın kurulmasıyla başlayan modernleşme projesinin ilk adımı planlama çalışmalarında her zaman Ankara'nın merkezinde, kentli için yeşille bütünleşen kültürel ve sosyal bir merkez olarak tasarlanmış ve üstlendiği bu sorumlulukla, zaman içinde kentin hafızası da olmuştur.

Anadolu'nun kır-kent gelişiminin sembolü Atatürk Orman Çiftliği'ni, kentli yaşamın ve modernleşmenin sembollerinden Gençlik Parkını bütünleştiren, Türkiye'nin, Başkent Ankara'nın yüzü Atatürk Kültür Merkezi Alanı,

Bir tarafında kırsalın, tarımın, sanayinin kısaca Anadolu'nun dengeli gelişmesinin devrimci sembolü Atatürk Orman Çiftliği, diğer tarafta kentin, kentli yaşamın, kentleşmenin, modernleşmenin sembolü Gençlik Parkı ile bütünleşen bir alan arasında köprü olan Atatürk Kültür Merkezi Alanları, TCDD yolları Gar binasına açılan yönü ile de Ülkenin kamusal yüzünü oluşturmaktadır. Konumu ve taşıdığı değerler ile sadece Ankara için değil, ülkenin sembol, simge; ulusal ve uluslar arası yüzü olan bu alan, içerdiği değerler ve öneminden dolayı Özel Kanun ile T.C. Devletinin özel önem göstermesi gereken bir alan olarak Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında Milli Komitenin himayelerine verilmiştir.

Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında, çalışan Milli Komite, özel önem gösterilmesi gerektiği için Özel Kanunu olan bu alanda 1980 yılından bugüne kadar neler yapması gerekirdi?

2450 ve 2876 sayılı Kanunlarla değişik 2302 Kanuna göre AKM alanın da;

1. Kanunda tanımlanan alan kullanımı kararlarının değiştirilmemesi gerekirdi.

2. Kanunda sınırları çizilen AKM alan sınırı'nın değiştirilmemesi gerekirdi.

3. Bayındırlık Bakanlığı tarafından yapılan ve Milli Komite tarafından uygun görülerek onaylanmış olan ve Kanun niteliğindeki 1/5000 ölçekli Nazım Planının değiştirilmemesi gerekirdi.

4. Alan Kanun da ve Nazım Planda tanımlanmış olan kullanımlara göre yapılmış 1989-90-92 yıllarında yarışmalar ile elde edilmiş tüm projelerin uygulamalarının yapılması gerekirdi.

5. Yarışmalarda tanımlanan alan ve işlevlere göre tasarlanmış, biçimlenmiş olan yapıların işlevlerinin ve tasarımlarının değiştirilmemesi gerekirdi.

6. 2876 sayılı Kanunla değişik 2302 sayılı Kanuna göre Yönetim ve İşletmesi Kültür ve Turizm Bakanlığına verilen beş bölgeden oluşan Atatürk Kültür Merkezi Alanını Kültür ve Turizm Bakanlığı 2302 sayılı Kanunun amacına aykırı kullandırmamalıydı (madde 3).

7. Kanuna göre Kültür ve Turizm Bakanlığından Kanunun amacına aykırı olmamak koşuluyla alan içindeki tesis ve alanların işletmesini almış olan kamu kurum ve kuruluşların 2302 sayılı Kanunun amacına aykırı kullandırılmaması gerekirdi (madde 3).

8. Milli Komite alan içindeki, Kanunun amaçlarına uymayan yapıların ve tesislerin yıktırılması gerekirdi (madde 3).

9. Milli Komite alanın her noktası için Milli Komiteden karar alınmadan yapılan uygulamaları ve fiziki durumu meşrulaştıran kararlar almamalıydı. TCDD yolu Gar Binası önünde izinsiz yapılan alt geçit uygulaması ve Gençlik parkı alanının bir bölüme yapılan müdahalenin yasallaştırılmaması gerekirdi.

Kanuna aykırı olan bu işlemleri kanun maddelerine ve Atatürk Kültür Merkezi Alanının bugünkü durumuna bakarak daha da çoğaltmak mümkün.

2450 ve 2876 sayılı Kanunlarla değişik 2302 Kanuna göre AKM alanın da yapılması gerekenleri yapmayan Milli Komite'nin yapması gerekenler ise şöyle sıralanabilir:

1. Kanun hükmünde olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı kararlarına uyulmalıdır.

2. Milli Komite bakanlık, kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepleri tekil, bütüncül tasarlanmış olan planın tanımları dışında değerlendirmemelidir.

3. Kanunla Atatürk Kültür Merkezi Alanı içindeki bütün tesis ve alanlar Kültür Bakanlığına tahsis edilmiştir. Asıl yönetimi ve işletim modeli Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olan alan kurum, kuruluşlar tarafından dağınık bir şekilde işletilen ve yönetilen bir alandır. Alanın bütününü kapsayan bir yönetim planı oluşturulmalıdır.

4. Alanın yalnızlaşması ve Kanun çerçevesinde yapılan, birbirine saygılı, alanın anlam bütünlüğünü sağlayacak şekilde tasarlanmış ve katılımcı bir süreçle, yarışmalarla elde edilen projelerin uygulamalarının yapılması gerekir.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak kendi teknik bilgi birikimimizden yola çıkarak alanın kullanım ve gelişiminde karar mercii olan Milli Komite'nin alanın kentsel öneminin farkında olarak, var olan vizyonu yaralamaktan ve daraltmaktan ziyade, alanın tarihi, kültürel kimliği ile bütünleşen kararlar vermesini beklemekteyiz.

Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki, Komite çalışmalarında yeterince teknik destek alamamakta, bu sebeple de alanın tarihsel gelişimi göz ardı edilerek planlı çalışmalardan uzak günlük ve parçacı kararlar almaktadır.

Milli Komite son toplantısını 23 Mayıs 2008 günü Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katılımıyla gerçekleştirmiştir. Toplantı öncesinde dağıtılan gündemdeki bütün maddelerin görüşüldüğü toplantıda alınan kararlar meslek odalarının Ankara AKM Alanları korunması çabaları ve önerilerini göz zardı eder niteliktedir.

Toplantı sonucunda[1][1];

Beş bölgeden oluşan Atatürk Kültür Merkezi Alanının, spora ilişkin 2. Bölgede yapılacak bir Master Plan çalışması gündeme gelmiştir. Atatürk Kültür Merkezi alanının öncelikle bir Master Planı çerçevesi içinde ele alınması için bir komitenin oluşturulmasına; bundan sonraki gündemlerin bu plan doğrultusunda değerlendirilmesine,

2. 2009 yılında Ankara'da yapılacak olan, Avrupa Voleybol Şampiyonası için Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'nun Avrupa Şampiyonası standartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesine,

3. Kore Anıtı ve Paraşüt Kulesinin konumu ile çevredeki tarihi iki bina dikkate alınarak 2010 yılında yapılacak Dünya Basketbol Şampiyonası'na yetiştirilmek üzere 2. Bölgede 10.000 kişilik bir spor salonu yapılmasına,

4. Gençlik Parkı'nın en kısa zamanda Ankaralıların hizmetine sunulmak üzere Büyükşehir Belediyesince gerekli işlemin hızlandırılmasına,

5. 1. Bölge içinde yer alacak Türk Tarihi ve Kültür Parkına ait projenin uygulamaya ilişkin detaylar gösteren alt projelerin hızla tamamlanmasına

karar verilmiştir.

Teknik bilgiye sahip olan bir meslek örgütü olarak bu kararlara yönelik düşüncemiz şunlardır:

Kentsel tasarımla ilgili karar verilirken öncelikle alanla ilgili genel kullanılış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus ve yapı yoğunluklarını, gelişme alanlarının yön ve büyüklüklerini ve ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren mevcut Master Planın (Nazım İmar Planı) göz önünde tutulması gerekmektedir.

Milli Komite kararları incelendiğinde ilk kararda belirtilen Alana müdahale etmek için öncelikle Master plan hazırlanması gerekliliği sürecin bilimselliği açısından doğru bir yaklaşımdır. Ancak hali hazırda mevcut planın rafa kaldırılması anlaşılır bir tutum değildir.

Avrupa Voleybol Şampiyonasının Ankara'da yapılması Başkentin yitirmeye başladığı kültürel ve sosyal hayatın gelişimi için çok önemlidir. Bu spor etkinliğinin AKM gibi bir alanda yapılması da alanın tarihsel gelişimi ile örtüşmektedir. Selim Sırrı Tarcan Spor Salonun bu anlamda yenilenmesi de yerindedir. Ancak bu yenilemenin Salonun kent içerisinde kazandığı kimlik bozulmadan oluşturulması esastır.

Kore Anıtı ve Paraşüt Kulesinin bulunduğu alan Ankara tarihinin önemli bir bölgesidir. Bu bölge civarında Ankara'nın Başkent olması ile Cumhuriyetin inşasında önemli bir rol üstelenen Tren Garı kompleksi bulunmakta, bu kompleksin yeni kent ve kale ile kurduğu ilişki bu alan vasıtasıyla oluşturulmaktadır. Bu kadar derin tarihsel bağların kurulabileceği alanda 10.000 kişilik spor salonunun yapılması tarihsel değeri olan yapı ve bölgelerin önemlerinin azalmasına neden olacak, bu alanda halen büyük sorunlara neden olan ulaşım sıkıntıları katlanarak artacaktır. Kaldı ki Gar önüne hukuksal süreçler devam etmekte olduğu halde yapılan katlı kavşak çalışması trafik sorununu büsbütün arttıracaktır. Milli Komitenin bu konuyu derinlemesine değerlendirmesi gerekmektedir.

TCDD önüne yapılmakta olan katlı kavşak projesi Gar kompleksinin Kale ile kuruduğu bağın kopmasına neden olduğu gibi Gençlik Parkı arazisine de müdahale etmektedir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin uygulamakta olduğu Gençlik Parkının yeniden düzenlenmesine dayanan proje bir bataklığın kentlilerin uğrak yeri bir kamusal alana dönüştürülmesi idealinden çok uzakta küçük ticari mekânlar yaratılarak, bu alandan gelecek rantın kullanılması ilkesine dayanmaktadır. Milli Komite gerek 4. Bölgede bulunan Cer atölyeleri önünde devam eden kavşak çalışmaları, gerekse Gençlik Parkı'nda alanın önemini hiçe sayar çalışmalar yapılmasına göz yummaktadır. TCDD önüne yapılan kavşak Milli Komite tarafından onaylanmışçasına Gençlik Parkı faaliyetlerinin hızlandırılması istenmektedir. Bu hususta Milli Komitenin özenli kararlar alması gerekmektedir.

AKM Alanı yapısı gereği içerisinde kültürel aktivelerin yer alması kaçınılmazdır. 1. Bölgede yapılmak istenen Türk Tarihi ve Kültür Parkına ilişkin ön projeler tamamlanmış, kamuoyuna sunulmuştur. Bu proje öncelikle mevcut plan kararlarına dayandırılmadığından, daha sonra ise inşa edilmek istenen yapının mimari dili açısından Başkent Ankara'nın bu alanına yakışmamaktadır. Mevcut ideolojik baskılanmadan türeyen bu eklektik mimari teknik ve estetik açısından 21. yüzyıl mimarisini temsil etmemektedir.

Yukarıda yer alan görüşlerimiz doğrultusunda, alanda yasal olmayan çalışmalar yapıldığı gözlemlenmektedir. Bu usulsüz çalışmaların ise Milli Komite tarafından sonradan karara bağlanarak, meşrulaşması sağlanmaktadır. Milli Komite üzerine yüklenen sorumluluğu gereği gereken ön çalışmaları yapmalı, kararlarını acele almamalıdır.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak Milli Komite'den beklentilerimiz,

· Kararlarında bilimsel planlama ilkelerine uyması

· İlkesel kararlar verebilmesi, bu kararlar için de gerekli komisyon ve teknik kadroyu oluşturması,

· Alanın tarihi, kültürel, sosyal değerini göz önünde tutarak, kararların geri dönülmezliğinin farkında olarak kent odaklı çözümler geliştirmesidir.

Milli Komitenin bu toplantısına yönelik Komite Genel Sekreterliği Atatürk, Dil, Tarih Kurumu 4 Haziran 2008 tarihinde açıklama yapacaktır. Ancak TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak sürecin sürekli takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz. Kültür Bakanı ve Adalet Bakanının bizlerle görüşmeyi kabul ederek, alanın gelişmesinde katılımcı bir rol üstlenmeleri gerektiğine inanıyoruz. AKM Alanının ismine yakışır şekilde gelişmesi, kente kazandırılması konusunda sürekli eylemlilikler içerisinde olacağız. Tüm eylemliklilerde kentlileri Başkent için bir arada olmaya, kentlerinin gelişimi için çaba harcamaya, ve beş bölgeden oluşan Ankara Atatürk Kültür Merkezi Alanı için ORTAK AKIL oluşturmaya davet ediyoruz.



Tüm Odadan Haberleri

 
 
 
Adres : Dumlupınar Mahallesi Sunak Sokak Önay İşhanı Kat :1 No :7 BALIKESİR
Telefon : 0 (266) 245 40 01
Fax : 0 (266) 243 79 10
E-Mail : info@balmim.org.tr

MND Design