Kullanıcı Adı :
Kulanıcı Adınız Boş
 
 
Şifre :
Şifreniz Boş
 
   
   
   
   
   

Aktif Ziyaretçi :
1
Bugünkü Ziyaretçi : 46
Toplam Ziyaretçi : 76196
     
   
     
     
 
Anasayfa » 
*Eminönü+Fatih = ‘İstanbul’...

09.11.2008 

“Belediyeleri kapatma” yasasındaki “tarihsel” beldelerin Anayasa Mahkemesi’nce “kurtarılmaları”nı geçen yazımızda kutlamıştık. Genelde belediye kapatmanın ise “demokratikleşmede geri adım” olduğunu belirterek büyükşehir beldelerindeki yasaya “bahane” edilen “imar anarşisi”ne karşı özetle şunu önermiştik:


“İmar ve Şehircilik Yasası bir an önce çıkarılarak, tüm yerel ve merkezi kurumların genel planlama disiplinine uymalarını sağlayacak yeni bir imar düzeni gerekiyor... ” (6 Kasım 2008)

Çünkü “vazgeçilmesi” gereken “yerel demokrasi” değil, demokrasiyi “talan özgürlüğü”ne dönüştüren denetimsiz imar yetkileridir.
Ayrıcalıklı ranta dönük binlerce “plan değişikliği yolsuzlukları”, sadece beldelerde değil, il, ilçe ve büyükşehir belediyelerinde de yapılıyor. Dahası bu aymazlığa merkezi yönetim de katılmakta, “torba yasa”lara durmadan yeni imar talanı maddeleri eklenmektedir...
Ne var ki belediye kapatma yasasındaki asıl amaç bunları engellemek olmadığından, “kapatılmayan” belediyelerin “imar suçları” da yüce yargının 5’e karşı 6 oyuyla adeta “aklanmış” oluyor...

Tarihsel Bütünleşme
Böylesine çelişkiler içeren yasadaki yegâne olumlu yaklaşım ise İstanbul’un Fatih ve Eminönü ilçelerinin birleştirilerek, kentin tarihsel merkezi olan Suriçi’nin “tek belediye”yle yönetilmesi...
Bu konuyu ilk kez 1995’te tüm Tarihi Yarımada’nın SİT ilan edilmesiyle gündeme getirmiştik.
Çünkü SİT’lerde yasal zorunluluk olan “bütüncül koruma planı” çalışması “iki belediye”nin farklı tutumlarına takılmıştı. Birinin “evet” dediğine diğeri “hayır” diyor, 2600 yıllık tarihsel doku plansız kalıyordu.
İlerleyen yıllarda da belediye yönetimleri değişse bile aynı durum değişmeyince, Suriçi’nin dünyadaki tüm örnekleri gibi tek belediye olması gerektiğini sayısız kez yazdık, çizdik, gündeme getirdik. Son 10 yılın Eminönü ve Fatih belediye başkanlarından da her seferinde şu açıklamayı işittik: “Benim için sorun yok, diğerini ikna edin...”
İşte bu tıkanıklık nihayet aşılabilecek. Tüm tarihsel dünya kentlerinde olduğu gibi İstanbul’da da surların çevrelediği alanda “yönetsel bütünlük” sağlanacak...


Suriçi ‘İstanbul’dur...
Ne var ki bu birleşmenin ürünü yeni ilçeye yasayla “Fatih” denilmesi; böylece “referandum” gibi katılımcı ve demokratik yöntemlerin bile önüne geçilmesi, her açıdan kabul edilebilir değil...
Fatih 545 yıl önce İstanbul’u aldığında, “sur”larını aşarak girdiği kent en az 2 bin yaşındaydı. Roma ve Bizans’ın efsanevi başkentini fethettiği için de kentin adını değiştirmedi; tarihin derinliklerinden gelen “İstanbul”a kültür ve uygarlık değerleriyle birlikte sahiplendi.
Osmanlı’nın tarihsel olgunluğunu bugün de göstererek Suriçi’ne binyılların tanıklığında “İstanbul” demek varken neden Fatih?
Yine diğer tarihsel dünya kentlerinde olduğu gibi, İstanbul’da da “eski ve asıl İstanbul”u adıyla ve “konumu”yla da yaşatmak en doğrusu değil midir?
Suriçi, Cumhuriyet döneminde de kentin merkezi olmuştur.
Örneğin belediye sarayı Suriçi’nde yapıldı; İstanbul Valiliği ulaşım ve mekân sorunlarına rağmen Suriçi’nden asla dışarı çıkmadı; bakanlıkların İstanbul il müdürlükleri Suriçi’ndedir; dünyanın en büyükleri arasındaki İstanbul Ticaret Odası neden Maslak gökdelenlerine gitmedi? 500 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Suriçi’ni terk edebilir mi?
Bizim çocukluğumuzda (1960’lar), daha önce Beyoğlu’nda gösterilen “sezon” filmlerinin Şehzadebaşı sinemalarındaki afişlerinde “İstanbul’da ilk defa” diye yazardı. Yani Suriçi asıl İstanbul sayılırdı...
UNESCO’nun dünya mirasındaki İstanbul da sadece Suriçi’dir. Dahası, kentin logosundaki “7 tepe” bile Suriçi’ndedir; hemen tüm uluslararası tanıtımlarında yer alan İstanbul silüeti Suriçi değil midir?
Evet... Sözü uzatmaya hem yer yok, hem de gerek yok. Suriçi, İstanbul’un “merkez ilçesi” olmalıdır.
Anayasa Mahkemesi’nin “tarihsel belediyeleri kurtaran” kararından ötürü yasa yeniden düzenlenirken Eminönü ve Fatih’in birleşmesiyle oluşacak ilçenin adının da “İstanbul” olarak düzeltilmesini bekliyoruz.



Tüm Mimarlık Haberleri

 
 
 
Adres : Dumlupınar Mahallesi Sunak Sokak Önay İşhanı Kat :1 No :7 BALIKESİR
Telefon : 0 (266) 245 40 01
Fax : 0 (266) 243 79 10
E-Mail : info@balmim.org.tr

MND Design